Yaz mevsiminde
açık ayakkabılar giymek için ayak ve tırnak bakımına nasıl önem veriyorsak,
aynı özeni kışın ayakkabı ve botların içerisinde uzun saatler kalan
ayaklarımızı korumak için de vermemiz gerekiyor. Ayak bakımına özen göstermek;
mantar enfeksiyonu, tırnak batması, nasır, egzama, ayak kokusu, ayak
parmaklarının deforme olması gibi pek çok problemin önüne geçilmesini sağlıyor.
Peki, ayak sağlımızı nasıl korumalıyız? Bu süreci 7 aşamada özetlemek mümkün.
Hijyen ve masaj
Kış mevsiminde
ayaklarımız ister istemez uzun süre kapalı kalıyor ve daha zor hava alıyor.
Üşümemek için giyilen kalın çoraplar da cabası... Ortalama 8-10 saat boyunca
ayakkabı ya da bot giydikten sonra özgür kalan ayaklarımızın bakteri ve mantar
gibi hastalıklara davetiye çıkartabileceği unutulmamalı. Bu nedenle günlük ayak
bakımı çerçevesinde ayakların düzenli olarak yıkanması, havluyla iyice
kurulanması ve ayak kuruluğunun önüne geçmek için nemlendirici bir kremle masaj
yapılması gerekiyor. Parmak aralarını nemli bırakmamaya da özen
göstermelisiniz. Çünkü cilt yüzeyinin
nemli bırakılması ayak mantarı enfeksiyonunu tetikleyebiliyor. Topuk çatlağı ve
nasırları yumuşatmak için ayaklarınızı 3-4 kaşık tuz eklediğiniz sıcak suyun
içerisinde 20 dakika dinlendirebilirsiniz. Ayağınızı iyice duruladıktan sonra
vazelin sürmeyi de ihmal etmemelisiniz. Topuk
bakımında; çay ağacı yağı, jojoba yağı, zeytinyağı, hindistancevizi yağı, badem
yağı ve susam yağını da tercih edebilirsiniz.
Pamuk çorap giyilmeli
Çorap
tercihinizi mutlaka pamuklu dokuma türünde kumaşlardan yana kullanmalısınız.
Sentetik ağırlıklı çoraplar, hem ayağınızı terletecek hem koku yapacak hem de
ayak sağlığınızı tehlikeye atacaktır. Eğer ayaklarınız çok terliyorsa,
yanınızda mutlaka yedek çorap bulundurmalı ve kendinizi rahatsız
hissettiğinizde çorabınızı değiştirmelisiniz.
Peeling uygulamalarına ağırlık verin
Ayak bakımının
en önemli kurallarından biri de düzenli aralıklarla peeling yapmak... Ölü
dokunun cilt yüzeyinden uzaklaştırılması işlemi olarak öne çıkan peeling, ayak
sağlığının vazgeçilmez uygulamalarından biri. Bu nedenle mutlaka haftada bir
kez ayak peelingi yapmayı alışkanlık haline getirmelisiniz. Peeling yaparken,
cildinize nazikçe dokunmalı ve ayağınızda tahriş olmamasına dikkat etmelisiniz.
Peeling uygulamasının ardından ferahlatıcı etkiye sahip nemlendirici bir krem
kullanarak çok daha pürüzsüz ve yumuşak ayaklara sahip olabilirsiniz.
Tırnak kesimine dikkat
Kış aylarında ayak tırnaklarını kesmeyi
ihmal etmek, farklı sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle ayak tırnakları uzun
bırakılmamalı ve düz olarak kesilmeli. Tırnak kenarları düz olarak
kesilmediğinde ya da törpü yardımıyla ovalleştirildiğinde batık problemiyle
karşı karşıya kalabilirsiniz. Bir diğer sorun ise başparmak tırnağınızın
uzaması ve ayakkabının uç kısmına değmesi... Tırnağın, her adımda ayakkabınızın
ucuna çarpması, bir süre sonra travmatik bir etkiye yol açabiliyor. Tırnak
düşmesi ya da tırnak deformasyonu gibi bir sorunla karşılaşmamak için baş ayak
parmağınızda temasla ilgili bir sorun yaşar yaşamaz, önlem almanız ve
tırnağınızı düz biçimde kesmeniz gerekiyor.
Oje
kullanımı
Kış mevsiminde düzenli olarak pedikür
yaptırmak şart. Fakat sürülen ojenin, haftada bir çıkarılması gerektiği
unutulmamalı. Uzun süre ojeli kalan ayak tırnakları hem güçsüzleşiyor hem de
sararıyor.
Yüksek
topuklu ayakkabılardan uzak durun
Aşırı dar ve yüksek topuklu ayakkabılar,
ilerleyen süreçte ayağın formunu bozabiliyor. Bu nedenle bu tip ayakkabılarla
uzun süre ayakta kalmamaya dikkat etmek gerekiyor. Tercihinizi ayağınızı ve
ayak bileğinizi iyi kavrayan, deri ve ayağınıza hava aldıran ayakkabılardan
yana kullanmalısınız. Suni deri veya plastik ayakkabılar ayaklarınızı
terletebilir, mantar ya da egzama gibi rahatsızlıklara yol açabilir. Aynı
ayakkabıyı iki gün üst üste giymemeye de özen göstermelisiniz. Sürekli aynı
ayakkabıyı giymek de bakteri ve mantar gibi rahatsızlıkları tetikleyebiliyor.
Ayaklarınızı
dinlendirin
Tüm gün boyunca vücudumuzun ağırlığını
taşıyan ayaklarınızı dinlendirmeyi de unutmamalısınız. Bunun için ayaklarınızı
her gün 5 dakika boyunca kalp seviyesinden daha yukarıda olacak şekilde
uzatmalısınız. Bu duruş, lenf drenajının da artmasını sağlıyor.